Kendi elinizle güzel ev tasarımı

Aksesuar ve Dekoratif Ürünler

Salonumu ilk kez kendi başıma toparladığım gün, mobilyalar yerine oturmuş, duvarlar boyanmış, perdeler takılmıştı. Yine de içeri girdiğimde bir şey eksikti. Oda temiz, düzenli, hatta pahalı görünüyordu ama benim odam gibi durmuyordu. Aylar sonra fark ettim ki sorun büyük parçalarda değildi; sehpanın üstünde, konsolun kenarında, kitaplığın rafında olması gereken küçük şeyler yoktu. Ev aksesuarları seçimi tam olarak burada devreye giriyor: mekânın iskeletini mobilya kuruyor, karakterini ise avuç içi kadar objeler.

Asıl sorun: eksiklik değil, dağınıklık

Deneyimim şunu gösterdi: çoğu evde aksesuar eksik değil, fazla ve yersizdir. Hediye gelen vazolar, tatilden alınan magnetler, üç farklı stilde mumluk... Hepsi tek tek güzel, bir arada gürültü. Ben ilk temizliği yaparken tüm küçük objeleri bir kutuya topladım ve yüzeyleri tamamen boşalttım. İki gün boş yaşadım. Sonra tek tek geri koydum, ama bu kez "nereye" değil "neden" diye sorarak. Kutuda kalanların yarısını bir daha çıkarmadım.

Bu yöntemi denemenizi öneririm çünkü aksesuarın işlevi süslemek değil, bakışı yönlendirmektir. Göz odaya girdiğinde bir yere konmak ister. Eğer on tane küçük odak varsa göz hiçbirine konamaz ve oda yorucu hissedilir.

Yerleştirmenin üç kuralı

Yıllar içinde kendime üç basit kural çıkardım ve neredeyse hiç şaşmıyorlar:

  1. Tek sayı ve üçgen. Objeleri üçerli gruplar hâlinde, farklı yüksekliklerde diziyorum. Uzun bir vazo, ortada bir kitap yığını, önde küçük bir kase. Göz bu üçgeni bir bütün olarak okuyor.
  2. Nefes payı. Bir yüzeyin en az yarısı boş kalmalı. Konsolumun sol ucunu bilerek boş bırakıyorum; anahtar, mektup, telefon oraya gidiyor. Hem işlevsel hem görsel olarak rahatlatıyor.
  3. Tekrarlanan malzeme. Odada seçtiğim bir malzemeyi en az üç yerde tekrar ediyorum. Pirinç bir çerçeve varsa, pirinç bir mumluk ve pirinç bir kapı kolu da olsun. Bu tekrar, birbirine benzemeyen parçaları bile aynı aileden gösteriyor.

Hangi tür aksesuar nereye? Karşılaştırma

Bütçe ve emek dengesini görmek için kendi denemelerimi şöyle bir tabloya döktüm:

Aksesuar türü Etkisi Maliyet / emek En iyi çalıştığı yer
Bitki (canlı) Çok yüksek; renk ve hareket katıyor Düşük maliyet, sürekli bakım Boş köşeler, mutfak tezgâhı, banyo rafı
Ayna Mekânı büyütüyor, ışığı çoğaltıyor Orta maliyet, tek seferlik montaj Pencere karşısı, dar koridor, küçük hol
Vazo ve seramik kaplar Orta; doku ve form ekliyor Düşük–orta, bakım yok Sehpa, konsol, kitaplık rafı
Tepsi ve sepetler Dağınıklığı toplar, düzen hissi verir Düşük, emek yok Orta sehpa, giriş, yatak başı
Mum ve mumluk Atmosfer; akşam ışığını yumuşatır Düşük, tüketilir Yemek masası, banyo, yatak odası
Kitap yığını Yükseklik farkı yaratır, kişisel Bedava (evde var) Sehpa altı katmanı, konsol
Çerçeveli obje / duvar objesi Yüksek; boş duvarı bitirir Orta, planlama gerektirir Kanepe arkası, merdiven boşluğu

Tablodan çıkan sonuç bende çok netti: en az para harcayıp en çok fark yaratan iki şey bitki ve tepsi. Bitki her odaya yakışıyor, tepsi ise varolan karmaşayı bir sınırın içine alarak "kasıtlı" gösteriyor. Uzaktan kumandalar tepsinin içinde dururken sehpa toplu görünüyor, tepsi olmadan aynı nesneler dağınık.

Odaya göre ince ayarlar

Oturma odasında ana odak genellikle kanepenin karşısındaki duvar oluyor; ben büyük tek bir parçayı küçük yedi objeye tercih ediyorum. Duvar sanatı ve görsel ifade üzerine yazdıklarımla aksesuar mantığı burada birleşiyor: duvarda ne varsa yüzeydeki objeler onunla aynı tonu paylaşmalı.

Yatak odasında amaç sakinlik olduğu için obje sayısını bilinçli olarak azaltıyorum. Komodinin üstünde bir lamba, bir kitap, bir küçük kap yeterli. Renk ve atmosfer konusunda anlattığım gibi, uykuya hazırlanan bir mekân görsel uyaran istemez.

Mutfakta işlevi olan şeyleri aksesuar olarak kullanmayı seviyorum: kesme tahtası dik dururken dekor, yatınca alet. Zeytinyağı şişesi güzel bir sürahiye aktarıldığında tezgâh birden derli toplu oluyor. Küçük mekânlarda ise kural daha katı: yüzeye bir şey koymak yerine duvara ve dikey alana çıkıyorum, çünkü boş zemin ferahlık demek.

Bir objeyi almadan önce kendime tek soru soruyorum: "Bunu evdeki hangi üç şeyle aynı karede görebilirim?" Cevap yoksa almıyorum.

Benim önerim: altı haftalık sakin bir plan

Hepsini bir hafta sonunda halletmeye çalışmak, sonunda birbirine uymayan bir yığın alışverişle bitiyor. Ben şu sırayı öneriyorum:

  • 1. hafta: Tüm küçük objeleri toplayın, yüzeyleri boşaltın, iki gün öyle yaşayın.
  • 2. hafta: Sadece gerçekten sevdiklerinizi geri koyun; üçgen kuralını uygulayın.
  • Kaynaklar ve bağlantılar